İçeriğe geç

Hangisi bileşik değildir ?

Hangisi Bileşik Değildir? Bir Anın İçinde Kaybolmak

Hayat bazen bir soru gibi gelir, bazıları bir anda kafamızda yankı yaparken, bazen de diğerleri sessizce kaybolur. Kayseri’nin dar sokaklarında yürürken, insan her şeyin bileşik olduğunu sanır. Ne kadar çok insan, ne kadar çok ses, renk, duygu… Fakat bir gün, tüm bu karmaşanın içinde bir soru takılır kafama. O an, yavaşça geçen bir akşamüstü, Kayseri’nin o eski taş binalarının arasında. Evet, o an sormak istediğim tek şey şu olur: “Hangisi bileşik değildir?” İşte o an, tüm duygular bir araya gelir ve kalbimdeki evrimsel değişiklikleri görebilirim.

Geçmişin İzleri

İçimde bir huzursuzluk var. Kışın soğuk rüzgârı, sanki geçmişin bir yankısı gibi. Çocukluğumdan beri Kayseri’nin o bozkır havasını sevdim. Hemen her akşam, kayısı ağaçlarının yavaşça sararmaya başladığı dönemde, başımda kurduğum hayallerle yürüyüşe çıkardım. Annem, “Kayseri seni tanır,” derdi. O zamanlar ne demek olduğunu anlamazdım, ama sonradan anladım ki bu şehir, hepimizi bazı sebeplerle birleştiriyor.

Ancak günün birinde, bir soruyla karşılaştım. Bu soru, bana göre sadece dilde bir “bileşik” ya da “basit” bir şeyin ayrımını yapma sorusu değildi; o, kendimle olan ilişkinin derinliklerinde kaybolmuş bir şeydi. Bileşik olanlar, tek başına bir bütün olmadan varlıklarını sürdüremezken, basit olanlar hep kendi başına durmaya devam ederdi. İşte bu soruyla ilgili düşündükçe, hayatımın en büyük kavramlarını yeniden şekillendirmeye başladım.

Soru: Hangisi Bileşik Değildir?

Bir gün, kahve içmeye gittiğim bir kafede, önümdeki sayfalarda bir parça metin vardı. Kayseri’de o küçük kafelerin rahatlığıyla etrafımı keşfederken, bir soru dikkatimi çekti. O an, soruya bakarken içimdeki boşluğu hissettim. “Hangisi bileşik değildir?” Hemen düşündüm: Bileşik kelimesi ne kadar da karmaşık bir şeydi. Bileşik, iki ya da daha fazla parçanın birleşimiydi. Ama ya bir şeyin bileşik olmaması ne demekti?

Bu basit soru, kendime sormadığım birçok soruyu hatırlattı. Hayatımda, duygularımda bile bileşik olmanın ne demek olduğunu, parçaların birleşmesi gerektiğini düşündüm. İçinde kaybolduğum ve içinde kendimi kaybettiğim bir dünya vardı. İşte orada, bu bileşik sorusu bana her şeyin bir birleşim olduğunu hatırlattı. Ama, bir şeyin bileşik olmaması; tek başına, tek bir ruh gibi kalması… Kafamda bir çözüm ararken, soluğum kesiliyordu.

Bir Gece ve Soru

O gece, soğuk bir rüzgâr vardı ve Kayseri’nin ara sokaklarında yalnız başıma yürüyordum. Şehri tanıdık, evimi tanıdık, fakat bir şey vardı ki, sanki her şey kaybolmuş gibiydi. Bu şehirde büyüdüm, burada nehrin kenarında her sabah güne başlardım. Ama şimdi, geçmişimin tam ortasında bir boşluk hissediyordum. Rüzgârı içime çekerek düşündüm: Bileşik olmayan bir şey ne olurdu? Hayatımda bir boşluk mu vardı?

Bir zamanlar annem bana, “Hayat bir parça bulmaca gibidir, parçalar birleşir ve bir resim ortaya çıkar,” demişti. Ama şimdi, yıllar sonra, bu bulmacanın bir parçası eksikmiş gibi hissediyordum. Şehri, insanları, hepsini birer parça gibi düşünmeye başladım. Her şey birbirine bağlıydı. Fakat bir şey eksikti. Hangisi bileşik değildi?

Gecenin sonunda, o kaybolmuş hisle eve dönerken, bu sorunun cevaplarını aradım. Kayseri’nin taş sokakları, kalbimdeki kararsızlıkla bir araya gelmişti. Belki de bileşik olmak, ruhsal olarak kendimizi bulmamızla ilgiliydi.

Hangisi Bileşik Değildir?

Kendimi yavaşça düşüncelerime kaptırdım ve bir gün önceki o sorunun cevabını vermek için her anı içimde tarttım. O an bir cevaba daha yakın hissettim. Hayatımda her şeyin birleşmiş olduğunu düşünmüştüm. Ama bir şeyi eksik hissettiğimi fark ettim. Bileşik olmayan bir şey yoktu, her şey birbirine bağlıydı. Ama belki de bazen, sadece bir şeye tek başına odaklanmak, insanın kendi içindeki eksiklikleri fark etmesine yardımcı olurdu.

Kayseri’nin gökyüzü, gecenin karanlığında bile umut verici bir mavilikle yanıyordu. Şehrin her bir parçası, bir bütünün küçük parçalarıydı. Ama bu gece, bir an bile olsa, hayatın içinde kalmış küçük bir eksikliği kabul ettim: İnsanlar bazen bir parça yalnız kalmalıydı, sadece kendileriyle olmalıydı.

İçimdeki yalnızlık, bazen bileşik olmayan bir şeydi. Kendi içimdeki parçaların birleştirilmeye ihtiyacı vardı. Ama o zaman, bu eksiklik beni ileriye götürebilecek bir itici güç gibi hissettirdi. O an, eksik olanın bileşim içinde varlığını sürdürdüğünü fark ettim. Belki de hayatın tamamlanabilmesi için, eksik olan bir şeyin olması gerekiyordu. Her şeyin bir bütün olması, bazen insana bir anlam katmazdı.

Duyguların Bileşik Olmadığı Bir Dünya

Sonunda bu şehri keşfettim, Kayseri’de her yerin birbirine bağlı olduğunu, ancak kalbinin boşluklarla dolduğunu. Bazen, duyguların bileşik olmaması, bir insanın kendini keşfetmesinin tam zamanıdır. O gece yürürken düşündüm: “Hangisi bileşik değildir?” sorusu, bana hayatın parçalanabileceğini ama her zaman yeniden birleşebileceğini hatırlattı.

Bileşik olmayan bir şeyin varlığı, her şeyin karmaşıklığını anlamama yardımcı oldu. Hayat bir karmaşadır, ama bu karmaşa, insanı birleştirir. İçimde kaybolan ve bir bütün olmayı arzulayan bir insan var. Ama o eksiklik, bana ait olan her şeyin birleşmiş halini bulmama olanak tanıyacak bir yol sunuyor.

Kayseri’den ve duygularımın içsel yolculuğundan bir gece: Bir soru sormak, bazen tüm cevapları aramaktan daha değerli olabilir. Bir soruyla başlayıp, sonunda kendi iç yolculuğuma çıktım. Kayseri’nin her köşesinde, her karanlık sokakta bile, bileşik olmayan tek şeyin aslında eksiklik değil, tamamlanmamışlık olduğunu öğrendim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
403 Forbidden

403

Forbidden

Access to this resource on the server is denied!